BEN ÖLENE KADAR İŞİMİ YAPAYIM
Ankara Kalesi çevresinde 1961 yılından bu yana hizmet veren tarihi çay ocağını işleten 76 yaşındaki Cemal Yurtaşan, “Ben ölene kadar işimi yapayım” dedi.
Altındağ ilçesindeki Ankara Kalesi çevresinde 1961 yılından beri baba mesleği olan çaycılığı sürdüren Cemal Yurtaşan, tarihi kale ve çevresinin yıllar içindeki dönüşümünü ve yarım asırlık çay ocağı hakkında konuştu. Çocuk yaşlarda babasının yanında çay bardağı toplayarak mesleğe adım attığını kaydeden Yurtaşan, 1997’de babasının vefatının ardından başına geçtiği çay ocağını işletmeyi sürdürüyor.
“1961’DEN BERİ DEVAM ETTİRİYORUM”
Babasının yanında çay bardaklarını toplayarak çıraklığa başladığını belirten Yurtaşan, “Babamın yanında çalışmaya başladım. 1997’ye kadar babamla çalıştık burada. 1997’de babam vefat etti, ben devam ettirdim. Yaşım 76, devam ediyorum. Ailem vefat etti, burada vaktimi geçiriyorum. Oyalanıyorum. 1961’den beri devam ettiriyorum” diye konuştu.
“ESKİDEN BU CADDEDEN GEÇİLMEZDİ”
Çay evinde 1961’den beri birçok şeyin değiştiğini dile getiren Yurtaşan, “Eskiden bu caddeden geçilmezdi. Şimdi buradan çoğu taşındı. Mesela işçiler, boyacılar, sıvacılar hepsi buradan gittiler. Hamamönü’ne gittiler, toptancılar Gimat’a, dericiler Dericiler Sitesi’ne gittiler. Şimdi buraya ancak turistler geliyor, Ankara Kalesi’ni gezmeye gelenler geliyor. Onlara iş yapıyoruz. Gelenler işte ailece gelirler. Çay, kahve ne isterlerse ikramda bulunuruz” ifadelerine yer verdi.
“BEN ÖLENE KADAR İŞİMİ YAPAYIM”
Dükkanın tarihi dokusuna dokunmadan çay evini işleten Yurtaşan, duvardaki asırlık aynaları değiştirmediğini söyledi. Çay evinden önce dükkanın kahvehane olarak hizmet verdiğini belirten Yurtaşan, işletmeyi aile büyükleri öldükten sonra amcasının oğluyla ikiye böldüklerini vurguladı. Yurtaşan, “Çocuğum arabada şoförlük yapıyor. Yaparsa yapar, yapmazsa ben öldükten sonra kendileri bilir. Ben ölene kadar işimi yapayım. Öldükten sonra ne yaparlarsa kendileri bilir” şeklinde konuştu.

